
Bir film alırken arkasında yazanları pek okumam aslında.Filmin kalitesine dair önceden bir fikir edinmiş olurum ama asla oturup ince ince ne anlattığını araştırmam. Half Nelson filmini elime aldığımda 'yarım öğretmen' diye adlandırmışlardı ve üzerindeki resim de bir okulda kendisini kapana sıkışmış gibi hisseden genç bir adamı tasvir ediyordu. Çok basit bir kurgu geliştirdim, berbat br devlet okulunda çocukları hizaya getirmeye çalışan genç idealist bir öğretmen:) Bu düz mantık girişden sonra belki de bu sayfayı kapatırsınız:) Ryan Gosling'in performansının methedilmesi üzerine aldığım bu filmi henüz seyrettim...
Dan Dunne, ağırlıkla siyahi öğrencilerin olduğu bir okulda tarih öğretmenidir. Öğrencileri tarafından çok sevilen, okul yönetimi tarafından müfredata uymadığı için her defasında kenara çekilse de yine de bu çocuklara özgür düşünceden, Amerikan İç Savaşı'ndan bahsetmekten vazgeçmeyen, genç dinamik bir öğretmen.. Dan'e göre dünya karşıtlıklardan oluşuyor. Siyah ve beyaz, iyi ve kötü, güçlü ve zayıf, gece ve gündüz... Bütün film boyunca bir yandan da bu karşıtlıklara ilişkin küçük cümleler duyuyorsunuz. Okulda bambaşka biri olsa da Dan aslında bir uyuşturucu bağımlısı. Bir gün okulda uyuşturucu kullanırken öğrencilerinden Drey'e yakalanıyor. Drey de bir o kadar zor bir yaşama sahip küçük bir siyah. Bu karşılaşma aralarında bir arkadaşlığa yol açıyor...

Şimdiye kadar iddialı olan uyuşturucu temalı bir çok film seyrettim. Hepsi bir yerde birbirine benziyordu fakat Half Nelson'u bir kenara ayırıyorum. Filmin öyle başka alt metinleri var ki. Örneğin bir cümle geçiyor,"keşler yalnızdır". Dan yalnız olduğu için mi bağımlı,bağımlı olduğu için mi yalnız bilmiyoruz. Bİr yandan bağımlı öte yandan tabiri caizse kafası güzelken bile öğrencilerine faydalı olmak için neler yapması gerektiğini düşünen biri. İnsanların, hatta kendi ailesinin dahi 'o okuldaki siyahlar' diye konuşmaya başladığı zamanlarda aslında onu hayata bağlayanın öğrencileri olduğunu dile getiren bir yarım. Bana en çok dokunan sahnelerinden biri; Dery bir ara yakını olan biriyle uyşturucu satmaya başlıyor ve gittiği evlerden birinde Dan'le karşılaşıyor. Bakışmaları, Dan'ye paketi vermesi ve Dan'in derin ama altında onlarca 'böyle olmasını ben de istemezdim' diyen bakışları...

Yalnız bir filmdi. Dan yalnızdı,Dery yalnızdı, temalardan biri yalnızlıktı. Siyahlar kadar beyazlar da yalnızdı. Murat Eren'in yazısına gittim.
http://www.fotoritim.com/yazi/a.murat-eren--halloween-2006---new-orleans
Zıtlıklarla dolu bir filmdi,zıt renkler vardı, zıt yaşamlar,gündüz ve gece...
Fakat yaşam ancak böyle var oluyordu. Bir öğretmen düşüyor ve bir öğrenci eliden tutuyordu. Gerçek bir filmdi.
2 yorum:
Ryan Gosling şahane oynamış! Tek kelimeyle müthişti!
Birisi bana "Ryan Gosling" deyince bir coşku kaplıyor içimi :)
git gide film listem uzuooo...:D fakat sana dair bi kaç ipucu yakaladım seviyorum yazılarını...blogun temalasmaya basladı hafiften, FİLM GURMESİ dicem sana yakında...
Yorum Gönder