Pages

24 Aralık 2008 Çarşamba

-sız Adam


Eveeeeeet...Başımı ve parmaklarımı kütürdeterekten bir Issız Adam yazısı yazmaya oturdum nihayet.

Aylar önce beklenti içerisindeydim filmle ilgili.Bunda hem Çağan Irmak filmi olmasının hem de filmden önce müzikleri dinlememin etkisi büyük olabilir. Daha sonra film anlayışına ve zevkine güvendiğim çok kişiden olumsuz yorumlar aldım. Buna rağmen iki gün önce olumlu olumsuz herşeyi bir tarafa bırakarak seyrettim filmi. Filmi seyrederken aklımdan birbirinden bağımsız bir ton şey geçti. O yüzden alakasız bir yazı yazabilirim. Ortaya ne çıkacağını ben de bilmiyorum şu an.
***
Film hiç Çağan Irmak filmi gibi değildi bana kalırsa. Onun filmlerinde şimdiye kadar oturmamış oyunculuklar ve karakterler görmedim hiç. Ama bu film öyleydi. Esas oğlan Cemal Hünal'ı inanılmaz itici buldum. Fİkret Kuşkan kokusu alıyordum zaman zaman-Fikret Kuşkan'ı çok severim-.Yakışmasına yakışmıştı o role ama iticiydi işte. Belki de canlandırdığı karakterin düzensiz özel hayatı itmişti beni.Melis Birkan a filmin sonlarına doğru alışabildim. Yüzünde 'hadi annecim teyzelere bi çirkin ol bakalım' denilince takınılan yüz ifadesini sürekli görmek bayılttı beni. Ancak ciddi sahnelerde derinlik verebildi yakışabildi rolüne. Filmin ilk yarısı bir müsamere tadında geçti desem abartmış olmayacağım kendimce.


***
Klasik bi ilişki hikayesi aslında. İşin kötü tarafı klasik bi aşk hikayesinden farklı bir tad aldıramayacak bir adam değil Çağan Irmak...
***
Ferzan Özpetek kokuyordu film. Ferzan Özpetek sevenler bilirler. Onun filmlerini bir kere seyredip çıktığınızda, filmin içinden bir müziği dyduğunuz anda filmden kareler sıraya girer zihninizde.Öyle yakışır şarkılar sahnelerine. Tamamen oraya ait olur. Bu filmde de çok güzel şarklar vardı. Ama şimdi şarkıların hiçbiri beni kendi sahnesine götürmüyor. Üz bizi Çağan Irmak. Kanımızı dondur. Ama Ferzan'ın yaptığı ayrılıkta bile bir tad bırakmayı sen yapmaya kalkışma.
***
Ratatouille ve Bin-Jip ten bile sahneler buldum.!!!
***
Kendimi o filmin içinde hissedemedim.Olmadı...Bazı replikler öyle klişeydi ki, bazıları da derin bir kaç cümle kurulmalı filmde diye konmuştu sanki. Hatta bir ara keşke film Sezen Aksu şarkılarından oluşan O Kadın filmi gibi eski 45 liklerden yapılsaymış bile dedim.

***
Biraz da sevelim:)Bütün ruhumla bir 45 lik koleksiyonum olsun istedim. Atayım evdeki bütün cdleri,mp3 leri. Bunu çok güzel hissettirmişler filmde.
Filmin yalnızca son 15 dakikası, filmin neredeyse herşeyi olmuş ve tabii ki kurtarıcısı da.



İÇİNİZDEKİ ISSIZ ADAMI DURDURUN!

Alper, filmde düzensiz bir özel hayatı olan, sorunlu bir karakter. Geceleri uyuyamayan, yanında birisini uyutmayan, sapkın(göreli) tercihleri olan biri. Bu onun karakterinde ruhunda kopup gitmiş bir parça, bunu kontrol edemiyor. Ada'nın hayatına girmesiyle yoluna girer gibi oluyor herşey. İlk kez hayatının tam orta yerinde birisine yer açıyor. Ada'nın da payı büyük elbette.Sabrediyor. Alper'in annesinden dahi aynı öğüdü alıyor; sabır! Bütün bunların yanında müzikten ve yemekten son derece iyi anlayan bir adam. Görseniz pek bir ince zor adamımız. Ada seviyor, seviliyor, sabrediyor. Alperin içindeki, zaman zaman insanlıktan çıkan yanına bile şefkat göstererek hem kendine hem Alper'e yardımcı olmaya çalışıyor. Zor adam ya, yalnız adam ya, ıssız adam ya, korkuyor hayatına giren bu eksiksiz insandan ve onun beraberinde getirdiği hayattan. ve git diyor Ada'ya. Her zaman herkesten duymaya alıştığı sözlerle. Ben seni haketmiyorum, karşına başkası çıkıp mutlu olduğunda bana teşekkür edeceksin.... Alkış!
ve Ada
-o zaman neden koştun peşimden. Neden ısrar ettin...NEDEN BAŞLATTIN!!!...
***
Filmin bir sahnesinde Ada Alper'e bakıyor ve senin hakkında hiç birşey bilmiyorum diyor. Alper de ben basit bir adamım diyor. İşte tam orda filmin içine girip Ada'ya iki tokat atasınız geliyor. Kendine gel adam doğru söylüyor. Bişey arama. bir derinlik, en boy, hacim yok diye.
***
Korkum Issız Adam ın bir fenomen olması. Yalnızlık, kabalık, kokraklık, tutunamamazlık... bunların hepsi birleşip Issız Adam diye bir tanımlama açmaz umuyorum ki. Yok böyle birşey. Bu saçma gidişata afilli bir isim takmanın bir manası olmasa gerek. İçinizdeki 'hakkaten yaa' sesini durdurun!
Alperin hiçbirşey değişmez sandım lafı Issız Adam olma yolunda gidenleri durdurur belki. Hiçbirşey değişmez sandım, sen gittiğinde kuş gibi hafifledim ama sonra kocaman bir sensizlik doldu hayatıma, ve sen ve ben hep varız, hep birlikteyiz sandım, böyle olacağı hiç aklıma gelmemişti...

2 yorum:

korhan dedi ki...

filmi seyretmemiştim....
ve seyretmem de artık.
anladım, bu filmin ışığı sönük.
ben su altında nefessiz...
uzun duramam.

hoşbulduk.

arjantin dedi ki...

sana da benim gibi ratatouille çağrışımı yapmış:) bu yazını okumayı filmi seyrettikten sonraya bırakmıştım. benzer düşüncelere sahibim seninle ama bence sonu bile kurtaramadı o filmi.