
Uykusuz Dergisi yazarlarından Barış Uygur hesabı tek derste üniversite ve yüksek lisans eğitimine girme işine karar verdim.
Konumuz MOBBİNG.
Bir siteden aldığım en güzel mobbing ifadesine göre;
"Leyman’ın tanımlamasıyla mobbing bir psiko-terördür ve nedeni, düşünce ve inanç ayrılığından tutun da, kıskançlık ve cinsiyet ayrımına kadar her tür faktör olabilir"
İşte bu!
İşyerimde mobbing var,burnout sendromu yaşıyorum gibi pek bi afilli işyeri sorunlarınızdan bahsedebilmek için öyle yüksek yüksek tepelere ofis kurmalarına, sizin de orda Norveçli ressam tablosuna fotomonte olmanıza gerek yok.Bunu pek ala üniversitelerde de yaşayabilirsiniz. Hatta sıkça yaşayın ki ileride atlatması kolay kolsun. Mobbingle başa çıkma yollarından biri olarak iyi bir oryantasyondan bahsedilir. Üniversitelerde zamanında iyi bir oryantasyon yapılsa, insanlar gerçekten doğru üniversite tercihler yapardı hiç tartışmasız. Bütün bu insan kaynakları dersinden sonra, konuyu anlamış olacağınızı varsayarak (ki hoca mantığıdır,doğru yoldayım) örnek olaya geçiyorum.
Küçük bir üniversitede, kişisel kaprislerinden ve kibirinden sıyrılamamış bir hoca bulunmaktadır. Ne tesadüf ki insan kaynakları hocasıdır. Ama nedense hiç kimse insan kaynakları dersini 3 seneden önce veremez. Hoca bununla övünmekle birlikte, öğrenciler artık psikolojik olarak o derse çalışamamaktadır. Halbuki gerçketen her sorunun cevabını biliyorlardır. Ama hocamız eseriklidir.. Buna mukabil, 3. senesinde hala bu sınava giren bir öğrenci sınav kağıdındaki "Mobbing Nedir" sorusuna örnek olarak okulda yaşadığını yazar. Yeniden kalmak pahasına...

Sizce bu ortamda mobbing var mıdır?
A) HAyır mobbing yoktur, bunun adı uygulamalı işletme eğitimidir.
B) Canım siz de hep hocaları suçlarsınız. Çalışan nasıl geçiyor. (bu cevabı verenler için örnekte geçen üniversitede oryantasyon yapılacaktır)
C)Ben bilmem beyim bilir (okulu bitirmiş çoktan dünya evine girmiş demekki)
**KAğıdına not düşen arkadaşa selam olsun:)
5 yorum:
yazi anlayana yazilmis sanki bir tek o kisi okuyunca taslar yerine oturur.ben az cok tahmin edebiliyorum gerci ama hala havada bazi seyler:)
efendim?
ha?
ne? :D:D:D
İnsan kaynakları uzmanı olabilseydi zaten okulda işi ne değil mi? Cesaretinden dolayı tebrik ediyorum ama, çok şık olmuş:)
sendikalar kapatılır, işçi hakları işverenin iki dudağı arasına verilirse o iş yerinde mobbingden sözedilemez.
okulda ise tam tersini tavsiye ediyorum. (tersi gözüksede aynı şeydir ve aynı yöndedir)
öğretmenin hakları öğrencinin eline verilmelidir yani.
buna öğretmen seçme hakkı da denilebilir.
yaşasın sevilen işçi,
yaşasın sevilen öğretmen.
ve hakeza...
@Korhan
"öğretmenin hakları öğrencinin eline verilmelidir " düşüncene sonuna kadar katılıyorum. Bu çok geç kelınmış bir kavram. İşin absürd kısmıysa bu düşünceye hacaların da katıldıklarını belirtiyor olmaları.gel de inan...
NE yaptığından çok nerede olduğuyla ilgilenen zihniyette tıkanma yaşıyoruz.
Yorum Gönder